|
Şu anda bu yazıyı okuyorsanız zaten bilgisayarla hatta internetle aranız gayet iyi demektir. Ancak ne yazık ki bilgisayar kullanıcıları ile cinsiyet üzerine yapılan araştırmalar, biz kadınların internet ve bilgisayar teknolojilerinde erkekler kadar başarılı olmadığını belirtiyor.
“Kadın dediğin evde oturup çocuk bakar” anlayışının artık ne kadınları ne de erkekleri eskisi kadar bağlamadını söylesek pek de yanlış yapmış olmayız. Ancak görülen o ki kadınların birçoğu iş hayatında eskiye oranla daha fazla yer alsa da bigisayarın kullanıldığı iş kollarında erkeklere oranla sayıca azınlıktalar.
Her iki cinsten otuz yaşlarında yüksek okul mezunu bilgisayar kullanıcıları üzerine yapılan bir araştırmaya göre kadınlardaki teknik birikim erkeklere oranla bir hayli az.
Peki araştırmanın biz kadınlar için pek hoş olmayan diğer sonuçları neler?
Araştırma gösteriyor ki, bilgisayar endüstrisinde genelikle erkekler çalışıyor ve kadınlara oranla bu sektörden daha çok para kazanıyorlar.
Bilgisayar sektöründe çalışmasalar bile erkekler evde, işte, okulda ya da herhangi bir yerde bilgisayar başında daha fazla zaman harcıyor. Ayrıca henüz çok fazla bir geçmişi olmayan internet sektöründe erkekler kadınlara oranla daha deneyimli ve internet konusunda daha bilgili. Daha da kötüsü internet hakkında bilgi edinmeye erkekler kadar da istekli değil.
Kadınların erkeklere oranla her konuya daha temkinli yaklaştığı bilinen bir gerçek. Hani tabiri caiz ise kadınlar eşşeğini sağlam kazığa bağlama konusunda karşı cinsi açık farkla geçiyor. Bu içgüdüsel tepkiye kadının yaşam koşulları, kültürel altyapısı, kadının çalıştığı iş ortamı ve eğitim durumu da eklenince, kadının internete ve internet üzerinden online alışverişe soğuk bakmasını da yadırgamamak lazım.
İnternet üzerinde gerçek kimliğini saklamak, kadınlar için daha önemli. Kadınların %61'i bunu “çok” ya da “oldukça” önemli bulurken erkeklerin %50'si aynı fikri paylaşıyor.
Neden teknolojiye uzağız?
Araştırma sonuçları aslında hiçbirimiz için şaşırtıcı değil. Çevremizdeki birçok örnek de kadınların yalnız internete değil en basit teknolojilere bile erkeklerden daha çekimser yaklaştığını gösteriyor. Ancak bu durum birçok sosyal, bireysel sebepleri var.
Herşeyin ilk sorumlusu aile desek çok mu abartmış oluruz? Ancak ne yazık ki aileler, kız çocuklarını kız gibi, erkek çocuklarını da erkek gibi yetiştiriyor. Yani her iki cinsiyetin kimliklerine uygun davranışlar önceden belirleniyor. Ve yaygın inanış, kız çocukları teknolojiyle ilgilenmez şeklinde oluyor.
Bunun yanı sıra uzun yıllar "Matematik ve fen erkek işidir" şeklinde telkinlerle büyüyen genç kızlar matematikten ve bilimden korkmaları gerektiğini düşünüyorlar. Bir müddet sonra da bu sistemin içinde yer almaktan çekinir hale geliyorlar.
Toplumun da kadınlar üzerindeki etkisi yadsınamaz. Doktorluk, öğretmenlik gibi mesleklere uygun görülen kadınların, mühendislik dallarına aykırı olduğu düşünülüyor. Bu yüzden anne ve babalar çocuklarının eğitiminde onları bazı alanlara eğilmeye bazı dallardan uzak kalmaya yönlendiriyorlar.
Bilgisayarla ve internetle dost olmak…
Tüm dünyayı etrafında döndüren, kendine has bir dil ve yaşam tarzı oluşturan internetten korkmak ve ondan uzak kalmak imkansız. Üstelik değişen iş yaşamında erkeklerl birlikte aynı kulvarda koşabilmenin bir yolu da onlarla aynı donanıma sahip olmaktan geçiyor. O halde teknolojiyle dost olmak için neler yapılabilir?
Eğitimciler çözüm olarak kız çocuklarını erken yaşta teknolojiyle barıştırmak amacıyla eğitim biçimlerini değiştirmek gerektiği belirtiliyor. Böylece kızların da gelecekte bilgisayar kültürünün oluşumunda yer alabilmelerinin sağlanabileceği düşünülüyor. Bunun yolunun da kızlara yalnızca kelime işlem tabanlı görevler yüklemekten geçmediği, ileri teknoloji becerilerini kazandırmaya yönelik eğitim verilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
|